Komintern siyasetinden geçici bir kopuş: Ağrı İsyanı ve Tarihsel TKP’nin Kürt Özerk Cumhuriyeti savunusu
“…Kemalist burjuvazi Kürdistan’ı bir müstemleke(sömürge) hâlinde kullanmakta ve onun kanını emmektedir.” ( 1) Kızıl İstanbul, 10 Temmuz 1930. Tarihsel TKP’nin Ağrı İsyanı değerlendirmesi ile diğer Kürt isyanlarını ele alışı arasında çok belirgin bir fark vardır. Bu belirgin fark nedeniyle Tarihsel TKP tarihinde, Ağrı İsyanı değerlendirmesinin özel bir yeri olduğunu düşünüyoruz. TKP’nin Kürt isyanlarına yaklaşımında sergilediği, Komintern tezlerini ya da Sovyetler Birliği’ni savunma refleksleri, Ağrı İsyanı değerlendirmesi için de geçerlidir. Ancak TKP bu genel yaklaşımdan tam olarak kopmadan, ilk kez, ezilen Kürt ulusunun isyanını haklı bulduğunu ilan ediyor ve isyana yön veremediği için kendini suçluyor. Bu yönelim Kürt sorununa ilişkin, TKP içerisinde siyasal-devrimci bir sapmaya zemin hazırlıyor. Tabi 1930 yılını özgün kılan, TKP içinde başlayan bu tartışmayı ve TKP’nin Kürt ulusuna yönelme zeminini yaratan dış ve iç dinamikler var. En belirleyici dış dinamik;...