Kayıtlar

Şubat, 2025 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Asırlık komünist çınarın, Sevim Belli’nin ardından

Resim
  “Ben sosyalizm için Türkiye’de yakın bir gelecek olarak hayal kurmadım hiç. Biraz önce Mihri Belli’nin de söylediği gibi hep anın mücadelesini vermeye çalıştım ben de.” Yukarıdaki ifadeler Sevim Belli’ye ( Tarı ) ait. Sevim Belli’yi kaybettiğimizi duyduğum anda Emin Karaca’ya verdiği mülakatta söylediği bu cümleler zihnimde beliriverdi. Asırlık komünist çınar, sanki memleketin ilk komünist kuşağının ruh hâlini özetlemişti. Tevkifatlar, sürgünler, yasaklar, ihanetler ve Sovyetler Birliği ile Kemalist iktidar ilişkileri gölgesinde hiçleşmiş bir komünist parti… Sevim Belli ve yoldaşları böyle bir konjonktür içinde komünist olmayı seçtiler. Tarihsel TKP’nin pratik önceliği proleter iktidardan önce Sovyetler Birliği’ni savunmaktı. Parti, bütün faaliyetini işçi ve köylü kitlelerin seferberliğine, emekçi devrimine değil; evvela sosyalist anavatanı savunmaya adadı. Teorik anlamda genel kabul Kemalist burjuva iktidarını yıkıp, işçi-köylü iktidarını kurmak olsa da pratik olarak her zaman...

Kızıl siyaseti savunmak

Resim
  Sinan Köksal Komünistler, 200 yıla yakın mücadele deneyimlerinde kazanımlar ve gerilemelerle beraber büyük bir birikim ve tarihsel dersler ortaya koymuşlardır. Bu tarihsel derslerin güncel siyasete uygulanması, “öğrenme” denilen olguyla ilişkilidir. Hakikat, pratikten doğmaktadır. Bu yönelim, Marksist-Leninist ilkelerin içerisinde, “teoriden pratiğe, pratikten tekrar teoriye” sürecine vurgu yapar. Teori, her zaman pratik içerisinde sınanır. Pratikte sınanmayan bir teori ise dogmatizme yol açar. Teori ve pratik, diyalektik bir döngü oluşturur; bununla beraber, pratikte test edilebilen teori, her zaman bir öncekinden daha ilericidir. Teorinin sınandığı devrimci pratik ise en üstün öğrenme biçimidir. Bilgi edinmenin kaynağı, sosyal pratikle (örneğin üretim, sınıf mücadelesi ve bilimsel deneyler) doğrudan bağlantılıdır. Çelişkiler ve karşıt güçlerin pratik mücadelede bilgi ve gelişim sağlaması, düşmanlardan ve yenilgilerden öğrenmenin esas dinamiğidir. Öğrenmenin diyalektiği Öğrenmen...

Çin’de emek rejiminin dönüşümü ya da kapitalizmin kurumsallaşması

Resim
  Mao Zedong önderliğindeki Çin Komünist Partisi (ÇKP), toprak reformuna ve Japon işgaline karşı savaşa önderlik edebildiği için 1949’da iktidara geldi. Özellikle 1927’den sonra partinin kırlara çekilip, bürokrat burjuvaziye ve toprak ağalarına karşı başlattığı halk savaşı içinde parti, Yeni Demokratik Devrim’i devrim stratejisi olarak belirledi. O günkü şartlarda Çinli komünistlerin önünde aşamalı devrim stratejisi bir zorunluluk olarak duruyordu. Aşamalı devrim stratejisi; bir seçenek olmanın ötesinde, Çin’in nesnel, sosyal ve tarihsel şartları nedeniyle, Çinli proleter devrimcilerin devrim yapma iddialarını somutlaştırmak adına zorunluluktu. Aşamalı devrim stratejisi demek, aynı zamanda burjuvazinin bir kesiminin (Japon işgaline direnen ve toprak reformuna karşı olmayan ya da pasif tutum alanlar) de halk güçleri ve sınıfları içinde sayılması anlamına geliyordu. Mao henüz 1939 yılında, Çin Devrimi ve Çin Komünist Partisi’nde “yeni tip demokratik devrim, bir yandan kapitalizmin ge...