Asırlık komünist çınarın, Sevim Belli’nin ardından
“Ben sosyalizm için Türkiye’de yakın bir gelecek olarak hayal kurmadım hiç. Biraz önce Mihri Belli’nin de söylediği gibi hep anın mücadelesini vermeye çalıştım ben de.” Yukarıdaki ifadeler Sevim Belli’ye ( Tarı ) ait. Sevim Belli’yi kaybettiğimizi duyduğum anda Emin Karaca’ya verdiği mülakatta söylediği bu cümleler zihnimde beliriverdi. Asırlık komünist çınar, sanki memleketin ilk komünist kuşağının ruh hâlini özetlemişti. Tevkifatlar, sürgünler, yasaklar, ihanetler ve Sovyetler Birliği ile Kemalist iktidar ilişkileri gölgesinde hiçleşmiş bir komünist parti… Sevim Belli ve yoldaşları böyle bir konjonktür içinde komünist olmayı seçtiler. Tarihsel TKP’nin pratik önceliği proleter iktidardan önce Sovyetler Birliği’ni savunmaktı. Parti, bütün faaliyetini işçi ve köylü kitlelerin seferberliğine, emekçi devrimine değil; evvela sosyalist anavatanı savunmaya adadı. Teorik anlamda genel kabul Kemalist burjuva iktidarını yıkıp, işçi-köylü iktidarını kurmak olsa da pratik olarak her zaman...