Burjuvazi kendi içinde flörtleşirken sokağın emekçilere yasaklanması
“Her savaşımda, düelloyu kabul eden herkesin yenilme tehlikesini göze alacağı açıktır; ama bu, yenildiğini kabul etmek ve vuruşmaksızın teslim olmak için bir neden midir?” F.Engels/ Almanya’da devrim ve karşı-devrim. Covid-19 Pandemisinden bu yana artarak süren ekonomik kriz, geçici iyileştirmeler dahi yapılamayarak, emekçilerin sırtına her geçen gün daha fazla biniyor. Türkiye’de sermaye sınıfı dünden daha zengin durumda ve bu zenginleşme muntazam olarak artıyor. Bu durumun tersine, emekçi sınıflar dünden daha yoksul ve güvencesiz; yoksullaşma ve güvencesizleşme de her geçen gün, genişleyerek kurumsallaşıyor. Türkiye kapitalizmi emekçilere, AKP-MHP rejimi aracılığıyla sopalı acı reçete dayatıyor. Özellikle sopalı diye vurguluyoruz. Çünkü; mevcut koşullarda acı reçetenin uygulanması ancak sopayla sağlanabilir. AKP-MHP rejimi bu nedenle, her fırsatta emekçilere sopa sallıyor. Bugün; bu sopa, emekçilerin en bilinçli ve diri kesimlerine, devrimcilere indiriliyor...