Kayıtlar

Mayıs, 2021 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Türkiye’de sosyalist siyasetin en güncel sorunu

Resim
  “Fikirler asla bir eski dünya düzenini aşamaz, fakat sadece eski dünya düzeninin fikirlerini aşabilir. Fikirler hiçbir şeyi hayata geçiremez. Fikirleri hayata geçirmek için , pratik kuvvet uygulanabilecek insanlara ihtiyaç vardır.” (1) Komünistler için tanıdık olan yukarıdaki ifadeler Marx ve Engels’e ait. Komünizm insanlığın ileri ufku olarak fikri düzlemde kapitalist dünyayı yüz elli yıl önce aştı. Hatta, başta Paris Komünü, Bolşevik Devrimi ve Çin Sosyalist Devrimi deneyimleriyle birlikte fikirlerini hayata geçirecek pratik kuvveti de buldu. Yine Marx’ın deyimiyle göğün fethi başladı. Göğün fethi tamamlanamadı ama savaşıldı, mevziler kazanıldı, kaybedildi ve en önemlisi göğün yeniden fethi için emekçi insanlığa büyük deneyimler kaldı. Emekçi insanlık son tahlilde, muhaberelerde yenildi ama savaş bitmedi, devam ediyor. Muharebelerdeki yenilgiler sonucunda, dünya komünistleri bugün, Lenin’in “Nereden başlamalı” (2) dediği aşama kadar geri bir mevzide mi bilmiyorum ...

Süslü ve Botokslu Susurluk Rejimi

Resim
3 Kasım 1996’da Susurluk’ta meydana gelen trafik kazası, 12 Eylül faşist darbesinden itibaren inşa edilen mafyalaşmış bir siyasal rejimin ifşasıydı. Bu rejimin devlet örgütlenmesi tabanda mafya ve tarikatlara dayanıyordu ve 12 Eylül öncesinde başlayan “Türk-islamcı” ideolojik dönüşüm 1990’lara gelindiğinde tamamlanacaktı. Bu nedenle Susurluk bir kazanın değil, mafya rejiminin adıydı . Evvela bu gerçekliği saptayarak başlayalım. *** Susurluk’taki otomobilden korucu aşireti reisi ve DYP Şanlıurfa milletvekili Sedat Bucak , Emniyet Müdürü Hüseyin Kocadağ , pavyonda çalıştığı ileri sürülen Gonca Us ve ülkücü mafya şefi Abdullah Çatlı çıktı . Bucak dışındaki bütün isimler kazada öldü. Çatlı uzun süredir “aranan”, yüzlerce suç işlemiş bir kanun kaçağıydı. Öldüğünde üzerinden Mehmet Özbay isimli bir kimlik çıktı. Dönemin Kocaeli İl Jandarma Komutanı Veli Küçük , yine dönemin Balıkesir İl Emniyet Müdürü olan Nihat Camadan’ı aradı. Küçük, Cadaman’a “ Susurluk’taki kazada ölen Mehmet Öz...

Aparat mafyayasası

Resim
Mevzuya direkt girelim. MHP, Türk sağ siyasetinin en kullanışlı aparatıdır . Uzuvdur, alettir, kullanım değeri iktidar olmak mahiyetinden uzaktır. Görevi ise köhnemiş düzenin pis işlerini yapmaktır.  Beyaz sahnede örneği çoktur. Bir patron vardır. Sanayiyle ve ticaretle uğraşır ama bir yandan da yeraltında da “ekonomik faaliyet” yürütür. Silah ve uyuşturucu satar, hatta icap ettiğinde cinayet bile işler. Ancak patron bu pis işleri kendisi yapmaz, birilerine yaptırır. Patronların bu pis işlerini yapan birilerine mafya deniyor. İşte o patronun politik ölçekteki ifadesi Türkiye sermayesinin devletidir, burada devlet için pis işler yapan mafya yapılanması da MHP oluyor. MHP’nin tarihsel ve güncel politik formu bundan ibarettir, basit bir mafya örgütüdür. Devam edelim. *** MHP’nin ideolojik-politik formasyonu “Türk-İslam sentezi” dir. Bu formasyon komünizme karşı savaşan Türkiye egemen sınıflarının ve Türk devletinin ABD’li istihbaratçılarla ortak buluşudur . Soğuk Savaş icad...

“Şahsı”, Marquez ve Vatan

Resim
Gabriel Garcia Marquez’i pek severiz. Onun eserlerinde gerçek ve efsane iç içedir. Gerçeğin anlatımı efsaneyle kolaylaşır, efsane de gerçeğin parçasıdır. Marquez ünlü eseri Yüz Yıllık Yalnızlık ’ta, “İnsanın oturduğu toprakların altında ölüleri yoksa, o adam o toprağın insanı değildir.” diyor. Bakın yine gerçek efsaneyi, efsaneyse gerçeği doğuruyor. Okuyalı uzun zaman olmuştu. Arada eskiden okuduğum eserlere yeniden bakıyorum . Yüz Yıllık Yalnızlık ’ı karıştırırken daha önce altını çizdiğim bu cümleye takılı kaldım. İşin efsane tarafını bir kenara bırakıp asıl olana, yalnızca gerçeğe odaklanalım. Marquez kurduğu bu cümleyle bir nevi memleket ya da vatan tanımı yapmış dersek abartı olmaz sanırım. *** Memleket; emek verdiğimiz ve yitirdiklerimizi gömdüğümüz toprak değil midir? Yaşadığımız, hatta yaşamak zorunda olduğumuz yer değil midir? Evet, öyledir elbette. Yani en azından bizim için, alın teriyle yaşayanlar için öyledir. Memleket; yaşadığımız, emek verdiğimiz ve altında ...